Skip to content

Bizde Blog

Bizde Blog Bir Karoglan Raşit Tunca Bilgi ve Resim Paylaşım Bloğudur

Primary Menu
  • ANASAYFA
  • KÜLTÜREL
    • GENEL
      • FORUM
      • HUKUK
      • EĞiTiM
      • SANAT
      • SANAL DERGi
      • WEBMASTER
    • NATUR
      • ELEMENTLER
      • BiTKiLER
      • HAYVANLAR
    • TARiH
    • COĞRAFYA
    • BiYOLOJi
    • TEKNOLOJi
    • FiZiK
    • KiMYA
    • ANATOMi
    • SAĞLIK
  • EDEBiYAT
    • GRAMATiK
    • BiYOGRAFi
    • MAKALE
    • HiKAYE
    • ŞiiR
    • BOOK
      • TEXT KiTAPLAR
      • PDF KiTAPLAR
      • EPUB KiTAPLAR
    • SÖZ
      • ATASÖZLERi
      • GÜZEL SÖZ
      • iLAHi SÖZLERi
      • ŞARKI SÖZLERi
  • DiNi
    • VAAZ&SOHBET
      • TEXT VAAZ
      • SESLi VAAZ
      • ViDEOLU VAAZ
    • DiNi BiLGi
    • AKAiD
    • KURAN
    • HADiS
    • FIKIH
    • iBADET
    • KIYAMET
  • DiN BÜYÜKLERi
    • PEYGAMBERLER TARiHi
    • Hz MUHAMMED
    • DÖRT HALiFE
    • ASHABI KiRAM
    • MEZHEB iMAMLARI
    • HADiS iMAMLARI
    • EVLiYAi KiRAM
  • TASAVVUFi
  • DUA&ZiKiR&SALAVAT
  • FOTO&GRAFiK
    • TEMALI RESiMLER
    • WALLPAPER
    • FON RESiM
    • DiNi RESiM
    • JPG RESiM
    • PNG RESiM
    • GIF RESiM
    • 3D GRAFiK
    • E-KART
Light/Dark Button
Subscribe
  • Home
  • 2023
  • Haziran
  • 14
  • Son süreç ne kadar uzun dur? Allahu alem (Allah bilir)
  • GENEL

Son süreç ne kadar uzun dur? Allahu alem (Allah bilir)

Raşit Tunca 14 Haziran 2023 11 minutes read
Son süreç ne kadar uzun dur Allahu alem -Allah bilir

Son süreç ne kadar uzun dur? Allahu alem (Allah bilir)

Bismillahirrahmenirrahim

بِسْمِ ٱللَّهِ مَجْر۪ىٰهَا وَمُرْسَىٰهَآ ۚ إِنَّ رَبِّى لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ, inne rabbî le gafûrun rahîm.

Hz Nuh Aleyhisselam gemi’yi kaç senede inşa etti? ve azab ne zaman indi? her çiftten ikişer tane gemiye alınma….  süreç ne kadar uzun? tufan kopma hadisesi… ve sonunda geminin karaya inmesi ve. kurtuluş ve “Ümmetı necat” kurtulanlar zümresi….

Ya bu gün! Güneş’in batı dan doğması ile başlayacak olan süreç ve  Hz Mehdi’nin “Ümmeti Necat” ı toplaması, ve bu döngüdeki tufan yani kıyamet’ inde kopması! ve kurtulanar zümresinin  yeni dünya’yı tekrar inşa etmesi de bir süreç. Ne kadar sürer Allahu alem! (Allah bilir) erken gelen çok beklemek durumunda kalır (kalabilir belki de), sonra gelenin de kurtulamama ihtmali var,

‘Rabbinin alâmetlerinden biri geldiği gün, daha önce iman etmeyen yahut imanıyla hayır kazanmayan hiçbir kimseye o günkü imanı asla fayda vermez.’ (Enam, 6/158) anıdır.” (Buhari, Tefsir, 9, Rikak, 40)

ve erken gelip sabredemeyen “hani birşey olacağı yok” deyip geri dönenler kaybeder! ve öyleyse “karda sürünüyor olsanızda…” hadisi ile  tufanlar başlayıp, kar fırtınaları başlayınca bile olsa, hala geç kalmış sayılmazsınız, hemen mehdiye doğru gidin O’nu ve yerini duyduysanız biliyorsanız hemen O’na yönelin…….


Hz Nuh’un gemi nedir bilmemesi ve Rabbine sormasi  “Gemi nedir  gemiyi nasıl yapayım” diye sorması

ve O’nunda(Rabbimizin de) “Bir tavuğun göğüs kemiğine bak yap” demesi

daha sonra da ora dan geçen ihtiyar bir kadının, Hz Nuh’a inanıp, tufan hakkında sorması, ve O’na yardım olarak tavuğunu vermesi, ve fakat o gün gelince,  bu tavuk karşılığında, O’nu da gemiye almayı unutmaması için rica etmesi, buna rağmen Allah’ın Hz. Nuh’a O kadını gemiye almayı unutturması, ve sonra akla gelmesi,  ve “Güvercin ve Zeytin Efsanesi” ve  gemiye alınması unutulan zeytin ağacı ve, zeytin dalından bir dal, yapraklı zeytin koparıp gelimesi için,  güvercin’in gönderilmesi, ve  uçurularak gemiye alınan zeytin ağacı, ölmsüzlük ağacı ve, işte o unutulan, ve hatırlanınca, uçarak gemiye alınan “ilafihim” karısı (ismi, yahutta lakabı, “ilafihim” olan kadın), ve kureyş suresinde ismi geçen “ila  fi him” manası  “bu onun için” yani tavuğunu onun için feda eden kadının lakabı, ila fi him, yarı almancı, ya da ingiliz = “Him” , yarı arap.. Hüve>>Hüma >>Hüm (Him)>>> veya He>> Him >>She >>Herr

Son a kalanlardan olmayın, yoksa Hz Mehdi sizi de, uçurarak kurtarmak durumunda kalır, o da ancak 13 estağfirullah telefonunu kullanabilenlere mahsustur…..


Nûh -aleyhisselâm-, elli yaşındayken Cebrâîl -aleyhisselâm- geldi, Peygamberliğini bildirdi ve:

“Dermesil ve kavmine git; onlara tevhîd inancını teblîğ et!” dedi.

Hazret-i Nûh, ömrünün sonuna kadar tevhîd inancını teblîğ edeceğine dâir söz (mîsâk) verdi. Kur’ân-ı Kerîm’de buyrulur:

“Hani biz peygamberlerden (tebliğ vazifelerini yerine getirmeleri için) sağlam bir söz almıştık; Sen’den de, Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Meryem oğlu Îsâ’dan da. (Evet) biz onlardan pek sağlam bir söz al­mıştık!” (el-Ahzâb, 7)

“And olsun, biz Nûh’u kavmine elçi gönderdik. (Nûh) Onlara: «Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. Allâh’tan başkasına tapmayın! Ben size (gelecek) elem verici bir günün azâbından korkuyorum!» (dedi.)” (Hûd, 25-26)

Nûh -aleyhisselâm- ilk zamanlar vazîfesini gizli olarak yerine getirdi, sonraları âşikâr teblîğ etmeye başladı. Gençliğinde herke­sin sevgisini kazanmış bir zât olmasına rağmen teblîğe başlayınca durum değişti. Kendisine çok az kimse tâbî oldu.

Kavmin melîki olan Dermesil, Hazret-i Nûh’un bu teblîğ faâliyetinden haber­dâr olunca, yanında bulunanlara:

“–O da kim?” dedi. Onlar da:

“–Bizim kavmimizden olduğu hâlde bize uymayan birisi… İsmi, Nûh bin Lâmek. Baştan akıllı idi. Sonradan aklını kaybetti. Kendisinin peygamber olduğunu söylüyor!” dediler. Ardından:

“–Putlara da karşı çıkıyor!” denince Dermesil, Hazret-i Nûh’u yanına çağırta­rak:

“–Yazık sana! Sen bizim ilâhlarımızı inkâr mı ediyorsun?” diye azarladı.

Ayrıca, Hazret-i Nûh’un etrâfında fakirlerin olması sebebiyle onunla alay ediyorlardı. Kâfirler Nûh -aleyhisselâm-’a:

“«–Senin peşinden gidenler sıradan ve basit kimseler iken biz hiç sana inanır mıyız!» dediler.” (eş-Şuarâ, 111)




Hûd Suresi 31. Ayet 

    Ve lâ ekûlu lekum indî hazâinullâhi ve lâ a’lemul gaybe ve lâ ekûlu innî melekun ve lâ ekûlu lillezîne tezderî a’yunukum len yu’tiyehumullâhu hayrâ(hayren), allâhu a’lemu bimâ fî enfusihim, innî izen le minez zâlimîn(zâlimîne).
    وَلَآ أَقُولُ لَكُمْ عِندِى خَزَآئِنُ ٱللَّهِ وَلَآ أَعْلَمُ ٱلْغَيْبَ وَلَآ أَقُولُ إِنِّى مَلَكٌ وَلَآ أَقُولُ لِلَّذِينَ تَزْدَرِىٓ أَعْيُنُكُمْ لَن يُؤْتِيَهُمُ ٱللَّهُ خَيْرًا ۖ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا فِىٓ أَنفُسِهِمْ ۖ إِنِّىٓ إِذًا لَّمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
    Size ben, “Allah’ın hazineleri yanımdadır”, demiyorum; gaybı da bilmem. “Ben bir meleğim” de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, “Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez” de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zâlimlerden olurum.

Hûd Suresi 32. Ayet 

    Kâlû yâ nûhu kad câdeltenâ fe ekserte cidâlenâ fe’tinâ bi mâ teidunâ in kunte mines sâdikîn(sâdikîne).
    قَالُوا۟ يَٰنُوحُ قَدْ جَٰدَلْتَنَا فَأَكْثَرْتَ جِدَٰلَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
    Dediler ki: “Ey Nûh! Bizimle tartıştın ve tartışmayı uzattın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi kendisiyle bizi tehdit ettiğin azabı getir.”

Hûd Suresi 33. Ayet  

    Kâle innemâ ye’tîkum bihillâhu in şâe ve mâ entum bi mu’cizîn(mu’cizîne).
    قَالَ إِنَّمَا يَأْتِيكُم بِهِ ٱللَّهُ إِن شَآءَ وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ
    Nûh dedi ki: “Onu size, dilerse ancak Allah getirir ve siz (Allah’ı) âciz bırakamazsınız.”

Hûd Suresi 34. Ayet  

    Ve lâ yenfeukum nushî in eredtu en ensaha lekum in kânallâhu yurîdu en yugviyekum, huve rabbukum ve ileyhi turceûn(turceûne).
    وَلَا يَنفَعُكُمْ نُصْحِىٓ إِنْ أَرَدتُّ أَنْ أَنصَحَ لَكُمْ إِن كَانَ ٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يُغْوِيَكُمْ ۚ هُوَ رَبُّكُمْ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
    Ben size öğüt vermek istesem de, eğer Allah sizi azdırmak istemişse, öğüdüm size fayda vermez. O, sizin Rabbinizdir ve O’na döndürüleceksiniz.

Hûd Suresi 35. Ayet  

    Em yekûlûnefterâh(yekûlûnefterâhu), kul iniftereytuhu fe aleyye icrâmî ve ene berîun mimmâ tucrimûn(tucrimûne).
    أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۖ قُلْ إِنِ ٱفْتَرَيْتُهُۥ فَعَلَىَّ إِجْرَامِى وَأَنَا۠ بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُجْرِمُونَ
    (Ey Muhammed!) Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana âittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım.”

Hûd Suresi 36. Ayet  

    Ve ûhiye ilâ nûhın ennehu len yu’mine min kavmike illâ men kad âmene fe lâ tebteis bi mâ kânû yef’alûn(yef’alûne).
    وَأُوحِىَ إِلَىٰ نُوحٍ أَنَّهُۥ لَن يُؤْمِنَ مِن قَوْمِكَ إِلَّا مَن قَدْ ءَامَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ
    Nûh’a vahyolundu ki: “Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O hâlde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme.”

Hûd Suresi 37. Ayet  

    Vasnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrekûn(mugrekûne).
    وَٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ ۚ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ
    “Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır.”

Hûd Suresi 38. Ayet  

    Ve yasneul fulke ve kullemâ merre aleyhi meleun min kavmihi sehırû minh(minhu), kâle in tesharû minnâ fe innâ nesharu minkum kemâ tesharûn(tesharûne).
    وَيَصْنَعُ ٱلْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَأٌ مِّن قَوْمِهِۦ سَخِرُوا۟ مِنْهُ ۚ قَالَ إِن تَسْخَرُوا۟ مِنَّا فَإِنَّا نَسْخَرُ مِنكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَ
    (Nûh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: “Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz.”

Hûd Suresi 39. Ayet  

    Fe sevfe ta’lemûne men ye’tîhi azâbun yuhzîhi ve yehıllu aleyhi azâbun mukîm(mukîmun).
    فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُّقِيمٌ
    Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini ileride anlayacaksınız.

Hûd Suresi 40. Ayet  

    Hattâ izâ câe emrunâ ve fâret tennûru kulnâhmil fîhâ min kullin zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlu ve men âmen(âmene), ve mâ âmene meahû illâ kalîl(kalîlun).
    حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ قُلْنَا ٱحْمِلْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ وَمَنْ ءَامَنَ ۚ وَمَآ ءَامَنَ مَعَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلٌ
    Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nûh’a dedik ki: “Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki âilen ile iman edenleri ona yükle.” Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.

Hûd Suresi 41. Ayet  

    Ve kâlerkebû fîhâ bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ, inne rabbî le gafûrun rahîm(rahîmun).
    ۞ وَقَالَ ٱرْكَبُوا۟ فِيهَا بِسْمِ ٱللَّهِ مَجْر۪ىٰهَا وَمُرْسَىٰهَآ ۚ إِنَّ رَبِّى لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ
    (Nûh), “Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” dedi.

Hûd Suresi 42. Ayet  

    Ve hiye tecrî bihim fî mevcin kel cibâli ve nâdâ nûhunibnehu ve kâne fî ma´zilin yâ buneyyerkeb meanâ ve lâ tekun meal kâfirîn(kâfirîne).
    وَهِىَ تَجْرِى بِهِمْ فِى مَوْجٍ كَٱلْجِبَالِ وَنَادَىٰ نُوحٌ ٱبْنَهُۥ وَكَانَ فِى مَعْزِلٍ يَٰبُنَىَّ ٱرْكَب مَّعَنَا وَلَا تَكُن مَّعَ ٱلْكَٰفِرِينَ
    Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.

Hûd Suresi 43. Ayet  

    Kâle seâvî ilâ cebelin ya´sımunî minel mâ´(mâi) kâle lâ âsımel yevme min emrillâhi illâ men rahim(rahime), ve hâle beynehumal mevcu fe kâne minel mugrakîn(mugrakîne).
    قَالَ سَـَٔاوِىٓ إِلَىٰ جَبَلٍ يَعْصِمُنِى مِنَ ٱلْمَآءِ ۚ قَالَ لَا عَاصِمَ ٱلْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِلَّا مَن رَّحِمَ ۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا ٱلْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُغْرَقِينَ
    O, “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nûh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.

Hûd Suresi 44. Ayet  

    Ve kîle yâ ardubleî mâeki ve yâ semâu akliî ve gîdal mâu ve kudıyel emru vestevet alal cûdiyyi ve kîle bu´den lil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
    وَقِيلَ يَٰٓأَرْضُ ٱبْلَعِى مَآءَكِ وَيَٰسَمَآءُ أَقْلِعِى وَغِيضَ ٱلْمَآءُ وَقُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَٱسْتَوَتْ عَلَى ٱلْجُودِىِّ ۖ وَقِيلَ بُعْدًا لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
    “Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.

Hûd Suresi 45. Ayet  

    Ve nâdâ nûhun rabbehu fe kâle rabbi innebnî min ehlî ve inne va´dekel hakku ve ente ahkemul hâkimîn(hâkimîne).
    وَنَادَىٰ نُوحٌ رَّبَّهُۥ فَقَالَ رَبِّ إِنَّ ٱبْنِى مِنْ أَهْلِى وَإِنَّ وَعْدَكَ ٱلْحَقُّ وَأَنتَ أَحْكَمُ ٱلْحَٰكِمِينَ
    Nûh, Rabbine seslenip şöyle dedi: “Rabbim! Şüphesiz oğlum da âilemdendir. Senin va’din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”

Hûd Suresi 46. Ayet  

    Kâle yâ nûhu innehu leyse min ehlik(ehlike), innehu amelun gayru salih(salihin), fe lâ tes´elni mâ leyse leke bihî ilm(ilmun), innî eızuke en tekûne minel câhilîn(câhilîne).
    قَالَ يَٰنُوحُ إِنَّهُۥ لَيْسَ مِنْ أَهْلِكَ ۖ إِنَّهُۥ عَمَلٌ غَيْرُ صَٰلِحٍ ۖ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ ۖ إِنِّىٓ أَعِظُكَ أَن تَكُونَ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ
    Allah, “Ey Nûh! O, asla senin âilenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi.

Hûd Suresi 47. Ayet  

    Kâle rabbi innî eûzu bike en es´eleke mâ leyse lî bihî ilm(ilmun), ve illâ tagfirlî ve terhamnî ekun minel hâsirîn(hâsirîne).
    قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِكَ أَنْ أَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ لِى بِهِۦ عِلْمٌ ۖ وَإِلَّا تَغْفِرْ لِى وَتَرْحَمْنِىٓ أَكُن مِّنَ ٱلْخَٰسِرِينَ
    Nûh, “Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum” dedi.

Hûd Suresi 48. Ayet  

    Kîle yâ nûhuhbıt bi selâmin minnâ ve berekâtin aleyke ve alâ umemin mimmen meâk(meâke), ve umemun se numettiuhum summe yemessuhum minnâ azâbun elîm(elîmun).
    قِيلَ يَٰنُوحُ ٱهْبِطْ بِسَلَٰمٍ مِّنَّا وَبَرَكَٰتٍ عَلَيْكَ وَعَلَىٰٓ أُمَمٍ مِّمَّن مَّعَكَ ۚ وَأُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ
    Ona denildi ki: “Ey Nûh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki, biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak.”

Hûd Suresi 49. Ayet  

    Tilke min enbâil gaybi nûhîhâ ileyk(ileyke), mâ kunte ta´lemuhâ ente ve lâ kavmuke min kabli hâzâ, fasbır, innel âkıbete lil muttekîn(muttekîne).
    تِلْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهَآ إِلَيْكَ ۖ مَا كُنتَ تَعْلَمُهَآ أَنتَ وَلَا قَوْمُكَ مِن قَبْلِ هَٰذَا ۖ فَٱصْبِرْ ۖ إِنَّ ٱلْعَٰقِبَةَ لِلْمُتَّقِينَ
    İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O hâlde sabret. Çünkü (iyi) sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.


Bir Karoglan Makalesi

Raşit Tunca

Schrems, 01.04.2023

About the Author

Raşit Tunca

Administrator

Visit Website View All Posts
Post Views: 237

Post navigation

Previous: “Götün Islanmadan Balık Tutulmaz”
Next: Pamukçuk nedir Pamukçuk belirtileri nelerdir Tedavisi

Related Stories

Bedava internet Sitesi Açma Sitelerinin Adresleri
  • GENEL
  • WEBMASTER

Bedava internet Sitesi Açma Sitelerinin Adresleri – Bedava Sayfa Alanı Veren Yerlerin Adresleri – Free Hosting Siteleri

Raşit Tunca 17 Mart 2026
En popüler platformlar için 2026 yılı güncel görsel boyutları rehberi
  • GENEL
  • SANAL DERGi
  • WEBMASTER

En popüler platformlar için 2026 yılı güncel görsel boyutları rehberi

Raşit Tunca 22 Şubat 2026
Kaligrafi Nedir
  • GENEL
  • SANAT

Kaligrafi Nedir? Kaligrafi ve Hat Sanatı Arasındaki Fark Nedir?

Raşit Tunca 23 Kasım 2025

Üst veri

  • Oturum aç
  • Kayıt akışı
  • Yorum akışı
  • WordPress.org

AYET

“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır”
ENBİYA Suresi 105

SÖZ

“ iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR, Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir. islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip, Onunla Yaşayabilmekdir”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

Dost Sayfalar-1

  • Bizde Forum
  • Fikrettimki
  • Kadranımdakiler
  • Raşidi Tarikatı

SAYAC

424971
Users Today : 469
Users Yesterday : 1113
This Month : 8165
This Year : 77116
Total Users : 424970
Views Today : 1325
Total views : 1858484
Who's Online : 2
Your IP Address : 216.73.217.165
Server Time : 2026-06-13

You May Have Missed

PNG Gül Resimi Rose  V080620261653-N2
  • FOTO&GRAFiK
  • PNG RESiM

PNG Gül Resimi – PNG Rose – V080620261653

Raşit Tunca 9 Haziran 2026
PNG Gül Resimi Rose  V080620261534-N1
  • FOTO&GRAFiK
  • PNG RESiM

PNG Gül Resimi – PNG Rose – V080620261534

Raşit Tunca 9 Haziran 2026
PNG Purple Vector Rose  V080620260130-N1
  • FOTO&GRAFiK
  • PNG RESiM

PNG Vector Gül Resimleri V080620260130

Raşit Tunca 9 Haziran 2026
PNG Vector Gül Resimi  V070620261445-N15
  • FOTO&GRAFiK
  • PNG RESiM

PNG Vector Gül Resimleri V070620261445

Raşit Tunca 9 Haziran 2026
Copyright © 2026 All rights reserved. | ReviewNews by AF themes.