Skip to content

Bizde Blog

Bizde Blog Bir Karoglan Raşit Tunca Bilgi ve Resim Paylaşım Bloğudur

Primary Menu
  • ANASAYFA
  • KÜLTÜREL
    • GENEL
      • FORUM
      • HUKUK
      • EĞiTiM
      • SANAT
      • SANAL DERGi
      • WEBMASTER
    • NATUR
      • ELEMENTLER
      • BiTKiLER
      • HAYVANLAR
    • TARiH
    • COĞRAFYA
    • BiYOLOJi
    • TEKNOLOJi
    • FiZiK
    • KiMYA
    • ANATOMi
    • SAĞLIK
  • EDEBiYAT
    • GRAMATiK
    • BiYOGRAFi
    • MAKALE
    • HiKAYE
    • ŞiiR
    • BOOK
      • TEXT KiTAPLAR
      • PDF KiTAPLAR
      • EPUB KiTAPLAR
    • SÖZ
      • ATASÖZLERi
      • GÜZEL SÖZ
      • iLAHi SÖZLERi
      • ŞARKI SÖZLERi
  • DiNi
    • VAAZ&SOHBET
      • TEXT VAAZ
      • SESLi VAAZ
      • ViDEOLU VAAZ
    • DiNi BiLGi
    • AKAiD
    • KURAN
    • HADiS
    • FIKIH
    • iBADET
    • KIYAMET
  • DiN BÜYÜKLERi
    • PEYGAMBERLER TARiHi
    • Hz MUHAMMED
    • DÖRT HALiFE
    • ASHABI KiRAM
    • MEZHEB iMAMLARI
    • HADiS iMAMLARI
    • EVLiYAi KiRAM
  • TASAVVUFi
  • DUA&ZiKiR&SALAVAT
  • FOTO&GRAFiK
    • TEMALI RESiMLER
    • WALLPAPER
    • FON RESiM
    • DiNi RESiM
    • JPG RESiM
    • PNG RESiM
    • GIF RESiM
    • 3D GRAFiK
    • E-KART
Light/Dark Button
Subscribe
  • Home
  • 2023
  • Ocak
  • 27
  • Tezhib Sanatı Nedir? Tezhib Örnekleri
  • GENEL

Tezhib Sanatı Nedir? Tezhib Örnekleri

Raşit Tunca 27 Ocak 2023 8 minutes read
Tezhip Sanatı Nedir-V1

Tezhib Sanatı Nedir? Tezhib Örnekleri

TEZHİP NEDİR?

Tezhibin lügattaki anlamı süsleme, yaldızlama, altın sürme anlamına gelmektedir.

Tezhip (Osmanlıca: Tezhib) kelimesi, Arapça zeheb (altın) kökünden türemiş olup, ‘altınlamak’ anlamına gelir. Çoğulu olan “tezhibat” “altınlama süslemeler” demektir. Tezhip günümüzde daha çok İslam kökenli kitap bezeme sanatlarına verilen addır. Tezhip sanatını icra eden erkeklere müzehhip kadınlara müzehhibe adı verilir.

Tezhip ile Minyatürü karıştırmamak gerekir. Minyatür daha çok tasvire dayanır. Bitki, hayvan, insan ve/veya mekân tasvirleri içerir. Minyatürler yapıldıkları dönemin sanat anlayışı ile koşut olarak, genellikle iki boyutlu ve perspektifsiz olarak yapılmış tasvirlerdir. Tezhip sanatı ise öncelikle hat sanatının etrafının bezenmesi amaçlı kullanılmış, günümüzde tek başına pano olarak da kullanılmaktadır. Basit bir anlatımla çoğunlukla stilize edilmiş bitki formları ya da desenlerden oluşan kimi zaman simetrik tasarımlardır.

Günümüz Türkiye’sinde tezhipte oldukça tutucu, “klasik yaklaşım” denilen bir akım vardır. Klasik yaklaşım, tarih boyunca oluşturulmuş ve kullanılmış formlar ve desenleri yinelemek, form ve desenlerin ana yapılarını bozmadan değişik kompozisyonlarda kullanmaktır.

Buna karşın, bazı tezhip sanatçıları ise klasik form ve desenleri kendi görüş ve algılarına göre değiştirerek degişik kompozisyon ve malzemelerle daha özgür bir yaklaşım tarzı kullanmaktadırlar.

Zaman içinde unutulmuşluğa terk edilmiş bu zarif ve zor sanat, son 10 yıl içinde bu sanata gönül veren çeşitli grup ve kişilerce canlandırılmıştır. Günümüzde Türkiye’deki pek çok üniversitede “tezhip bölümleri” yetenekli sanatçılar yetiştirmektedir.

Eski sanatçılara birkaç örnek vermek gerekirse, ilk akla gelen isimler Rikkat Kunt ve Ülker Tansı olacaktır.

Hat ve cilt sanatlarında altınla yapılan tezhibe halkari denir. Rumî ve Hatayî üsluplarında, kitapların zahriye, hatime, başlık, serlevha, mihrabiye kısımları tezhiple süslenir. Küçük yıldız ve çiçeklere nokta, geometrik olanlara mücevher, altıgenlere şeşhane, beşgenlere seberk denir. Kur’an’da secde ayetlerine denk gelen yerlerde vakıf gülü, hizip gülü, cüz gülü bulunur. Varakçı ve cetvelkeş denilen ustalar vardır. Kalemfırça, zermühre, boyalar müzehhiplerce sıkça kullanılan aletlerdendir.

Tezhip Sanatı ismini nereden almıştır?

Altın ile süsleme anlamına gelen tezhip, Farsça bir kelimedir. Ferman, berat ve Kur’an ayetleri gibi değerli evrak ve levhaların yüksek manevi değerini ifade etmek amacıyla gelişen bir sanat dalıdır.

Ancak tezhip sanatının kökeni Uygur Türklerine kadar dayanır. Bay Sungur devrinde Türk ve İran ustalarının eserleri “Herat Ekolü”nü doğurmuştur. Bu Ekol 15. yüzyılın ikinci yarısıyla 17. yüzyılın başlarına kadar sürer. Bu dönemlerde Baba Nakkaş başta olmak üzere, Saray Nakkaşhanesi’nde yetişen pek çok sanatçı Türk Tezhip Sanatı’nın şaheserlerini ortaya çıkarmışlardır.

Özellikle Osmanlı döneminde saray bürokrasisinde yerini alan tezhip sanatı, ferman, berat gibi resmi evrakların süslemesinde de kullanılmaya başlanmış, böylece gelişiminin arkasına Osmanlı Sarayı’nı alarak en parlak devrini yaşamıştır. Kur’an-ı Kerim’in ilk ve son sayfaları (Serlevha ve zahriye), divanlar gibi el yazması kıymetli kitaplar, levhalar, fermanlar, nağmeler ve beratlar gibi çeşitli eserlerin tezhiplenmesi bir gelenek halini almıştır.

Kanuni Sultan Süleyman Devri (1520-1566) tezhip sanatının en parlak dönemlerindendir. Tezhip çalışmalarında, özellikle zahriye, serlevha, sure başları ve hatime sahifelerinde zengin bir işçilik ön plana çıkar. Altının çokça kullanıldığı bu dönemin karakteristik rengi laciverttir.

Zahriye sayfalarında dörtgen, altıgen ve sekizgen formlar göze çarpmaktadır. İşçilik artmış, bordür çeşitliliği fazlalaşmış, özellikle tığlar oldukça zengin bir çeşitliliğe ulaşmıştır. Saz yolu üslubunun ortaya çıkışı da bu döneme rastlamaktadır. Bunu Nakkaşhane’de çalışan doğulu nakkaşlara bağlayanlar çoğunluktadır.

Kanuni Sultan Süleyman döneminin ünlü nakkaşları arasında, Şah Kulu ve Kara Memi sayılabilir. 1520-1526 yılları arasında çalışmalar yapan Şah Kulu, Osmanlı sanatında kitap bezemeleri, kumaş, çini ve mücevher gibi alanlara yayılan özgün saz üslubunun yaratıcısıdır. Onun öğrencilerinden olan Kara Memi ise, Osmanlı süsleme sanatının en önemli sanatçılarından biri olarak kabul edilir. Aslında müzehhib olan Kara Memi, özellikle kitap süslemesinde klasik kuralları esneten ve o güne kadar görülmemiş bir üslubun yaratıcısı olmuştur.

Bu dönemde kullanılan renkler ise altın ve laciverdin uyumu ile birlikte turuncu, yeşil, vişneçürüğü, pembe, sarı, eflatun, siyah ve bu renklerin çeşitli tonlarıdır. Çiçek motiflerinde hemen hemen tüm renklere yer verildiği görülür. Genellikle gül, lale, süsen, nergis, sümbül, hasekiküpesi, zerrin ve kır çiçekleri kullanılmıştır.

17. yüzyılda tezhip sanatı, 16. Yüzyılın birikimlerini korumuş ancak üzerine bir şey eklememiştir. Bir anlamda durgunluk dönemi olarak da düşünülebilir. Sadece altın kullanımının biraz arttığı görülür. Osmanlı tezhip sanatı bu dönemden sonra her alanda başlayan Batılılaşma akımları etkisinde bir değişim sürecine girmiştir.

18. yüzyılda III. Ahmed Devri süresince Batılılaşma akımlarının etkisi daha net hissedilmeye başlamıştır. Fransız Rokoko akımı 1721′den sonra Osmanlı sanatlarını etkisi altına almıştır. Neredeyse tüm sanat dallarını etkileyen bu akımdan tezhip de nasibini almıştır. Bu dönemde Avrupa Barok üslubuna Türk sanatının unsurlarının katılmasıyla oldukça zevkli eserler verilmiştir. Bazı sanat öğreticilerimiz bu dönem sanatına “Türk Baroğu” adını vermekte bir sakınca görmemektedirler.

III. Ahmed döneminde başlayan değişim yaygınlaşıp 19. yüzyılın başlarına kadar sürmüştür. Yüzyıl sonuna kadar devam eden süreçle klasik tezhip üslubu oldukça değişmiş ve barok unsurları olan iri çiçekler, buketler, vazo, saksı veya sepet içinde buketler, kurdele ile bağlanmış çiçekler bolca kullanılmıştır.

Ülkemizde, tezhip sanatının öğretildiği ilk eğitim kurumu, 1914′de “Medresetül Hattatin” adı ile açılmıştır. İstanbul’da, Cağaloğlu’nda İran Konsolosluğu binasının arkasındaki yokuşun başında yer alan Sübyan Mektebi binasında eğitime başlayan okulun ilk müdürü hattat Arif Bey’dir. Hat, tezhip, halı, cilt, ebru ve ahar gibi geleneksel sanatların yaşamasını sağlamak üzere kurulan okul, harf devrimine kadar, önce “Medreset-ül Hattatin” sonraki adıyla “Hattat Mektebi” ve sonunda “Şark Tezyini Sanatlar Mektebi” adları altında eğitim vermiştir. 1936 yılında, Osman Hamdi Bey’in kurmuş olduğu “Güzel Sanatlar Akademisi’ne” (Sanayi-i Nefîse Mekteb-iI Âlî’si) bağlanmıştır.

Şark Tezyini Sanatlar Mektebi Hocaları; 1933 yılında, Sümerbank Sanayi Dairesi başkanlarından olan Reşat Eğriboz’un teşvikiyle Ankara’da bir sergi açmışlardır. 2 kasım 1933 günü sergiyi gezen Atatürk eserlerden oldukça etkilenerek, bu alanda öğrenci yetiştirilmek üzere gereken düzenlemelerin geliştirilerek yapılması talimatını verir. Okulun “Akademi”ye bağlanması, bu olay üzerine Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan’ın talimatı ile olmuştur.

Bu sırada kadrosunda bulunan öğretim elemanları şunlardır: Yazı Hocası Kamil Akdik (Reis-ül Hattatin), Yazı Hocası İsmail Hakkı Altunbezer (Tuğrakeş), Hakkak İsmail Yümni Sanver, Sedefkar Vasıf Hoca, Müzehhib Bahaeddin Tokatlıoğlu, Mücellid Necmeddin Okyay, Müzehhib Yusuf Çapanoğlu. Bu kadroya Hattat Rakım Unan sonradan katılmıştır. Bu öğretim görevlilerinden oluşan Bölüm Öğretmenler Kurulu, ilk toplantısını Akademi Müdürü Burhan Toprak’ın başkanlığında 20 temmuz1936 tarihinde yapmış ve 1936-1937 öğretim yılı başında eğitime başlanmıştır.

Günümüzde Mimar Sinan Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi, Geleneksel Türk El Sanatları Bölümlerinde tezyini sanatlar eğitimi devam etmektedir.

Tezhib Örnekleri

About the Author

Raşit Tunca

Administrator

Visit Website View All Posts
Post Views: 262

Post navigation

Previous: Telkari El Sanatı Nedir ? Çeşitlerı Nelerdir?
Next: Testi ve Çömlekçilik Sanatı Nedir?

Related Stories

Bedava internet Sitesi Açma Sitelerinin Adresleri
  • GENEL
  • WEBMASTER

Bedava internet Sitesi Açma Sitelerinin Adresleri – Bedava Sayfa Alanı Veren Yerlerin Adresleri – Free Hosting Siteleri

Raşit Tunca 17 Mart 2026
En popüler platformlar için 2026 yılı güncel görsel boyutları rehberi
  • GENEL
  • SANAL DERGi
  • WEBMASTER

En popüler platformlar için 2026 yılı güncel görsel boyutları rehberi

Raşit Tunca 22 Şubat 2026
Kaligrafi Nedir
  • GENEL
  • SANAT

Kaligrafi Nedir? Kaligrafi ve Hat Sanatı Arasındaki Fark Nedir?

Raşit Tunca 23 Kasım 2025

Üst veri

  • Oturum aç
  • Kayıt akışı
  • Yorum akışı
  • WordPress.org

AYET

“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır”
ENBİYA Suresi 105

SÖZ

“ iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR, Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir. islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip, Onunla Yaşayabilmekdir”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

Dost Sayfalar-1

  • Bizde Forum
  • Fikrettimki
  • Kadranımdakiler
  • Raşidi Tarikatı

SAYAC

418257
Users Today : 65
Users Yesterday : 405
This Month : 1451
This Year : 70402
Total Users : 418256
Views Today : 320
Total views : 1845820
Who's Online : 8
Your IP Address : 216.73.216.49
Server Time : 2026-06-04

You May Have Missed

Kedi Resimi
  • FOTO&GRAFiK
  • JPG RESiM

Orange Cat – Cat Yaman Fotoğrafları V280520262103

Raşit Tunca 29 Mayıs 2026
Dahlien Çiçeği  V270520261134-N2
  • FOTO&GRAFiK
  • JPG RESiM

HD Dahlien Çiçeği Fotoğrafı V280520261548

Raşit Tunca 29 Mayıs 2026
Raşidi Tarikatında - Alfa insan Olmak
  • MAKALE
  • TASAVVUFi

Güneş Makamı ve Alfa insan Olmak – Nasıl Alfa insan Olunur

Raşit Tunca 22 Nisan 2026
Hizbül Kifaye Li Raşidiye
  • DUA&ZiKiR&SALAVAT

Hizbül Kifaye Li Raşidiye

Raşit Tunca 22 Nisan 2026
Copyright © 2026 All rights reserved. | ReviewNews by AF themes.