Guslü İcab Ettirmeyen – Gerektirmeyen Haller
On şey guslü gerektirmez, bunlar:
(1) Mezi
(2) vedî
(3) ihtilâm olunduğu halde ıslaklığa rastlanılmaması,
(4) sonunda kan görülmeyen doğum -ki en doğrusu da budur-,
(5) lezzeti engelleyici bir bez kullanarak cinsel ilişkide bulunmak,
(6) dübüre ilaç vs. şırınga ettirmek,
(7) parmak ve benzeri şeyleri ön ve arka yollardan birine sokmak;
(8, 9) hayvan veya Ölüyle meni gelmeksizin cinsel ilişkide bulunmak;
(10) bakire bir kızla bekâretini gidermeden ve meni gelmeksizin temasta bulunmaktır.
ACIKLAMALAR:
Gusül; yıkanmak manasınadır. Aynı zamanda kendisiyle yıkanılan suya da gusül denir. Fıkıh ulemasına göre ise gusül; cünüplük, hayız ve lohusalık sebebiyle vücudun her tarafını suyla yıkamaktır.
[2] Şehvetin, meni yerinden ayrılırken bulunması gerekir, şart olan budur. Meni vücudun dışına çıkıncaya kadar şehvetin devam etmesi şartı yoktur. Ağır birşey kaldırma sonucu, yahut sırta vurulması neticesinde şehvete dayalı olmaksızın meninin gelmesi halinde gusül gerekmez.
Meni, kadından gelmiş erkekten gelmiş, yahut uyurken gelmiş uyanıkken gelmiş farketmez. Nitekim meninin çıkmasıyla guslün farz olacağına Efendimiz (Aleyhissalâtü vesselâm)’ins “Su (yıkanmak), su (meni) yüzündendir» mealindeki sözü delildir.
Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’e: “Kadın ihtilâm olduğunda yıkanması gerekir mi?” diye sorulduğu zaman, “Eğer yaşlık . görürse evet” diye cevaplamıştır.
[3] Meni gelmediği halde sadece cima ile guslün farz olacağı, Rasûlullah (Aleyhissalâtü vesselam)’m., “İki sünnet mahalli buluşur ve tenasül uzvunun başı kaybolacak şekilde girerse gusül farz olur” mealindeki hadisiyle sabittir.
[4] Hayız: Kadınların âdet görmeleri, nifas ise doğum sonrası lohusalık haline denir.
[5] İslâm dinine giren kimseye yıkanmak (gusletmek) farzdır. Çünkü bu adam İslâm’a girmeden önce guslü gerektiren şeyleri yapmış olup İslâm’a girmekle kendisine namaz farz olmuştur. Namaz kılabilmesi için de cünüplükten kurtulması, yani yıkanması farzdır.
[6] Farz-ı kifâye odur ki, Müslümanlardan bir kısmı bu farzı edâ edince, diğer müslümanların üzerlerinden sorumluluk kalkar. Ama hiçbir kimse bu farzı yerine getirmezse Müslümanların tamamı günahkâr olur.
[7] Mezî: Tenasül uzvundan şehvete bağlı olmaksızın gelen ince, beyaz bir su olup (meni gibi) şiddetle atılmaz ve ardından tenasül uzvunda bir gevşeklik meydana gelmez.
[8] Vedî: İdrardan önce veya sonra gelen, katı, beyaz, kokusuz ve bulanık bir sudur.
[9] Bu on bir farz aslında bir farzdır ki; o da, vücudun, suyun zorlanmadan ulaşabileceği her noktasını yıkamaktır. Ne var ki (müellif), herkes tarafından daha kolay anlaşılsın diye yukarıdaki maddeleri sıralamıştır.
pisliği ayrıca yıkamak;
[10] Âlimlerden bir kısmı, başa su döküleceği için meshetmeyi gereksiz görmüş-lerse de müellif meshetmeyi tercih etmiştir.
[11] Her defasında suyu vücudun her tarafına ulaştırmak.
[12] (En az) 10×10 zira’ ebadında olan durgun sularla yağmur suları yahut oluktan akan sular akarsu hükmündedir.
[13] Ayrıca yıkanırken, dua da dahil olmak üzere hiçbir şey telaffuz etmemelidir. Çünkü yıkanırken avret mahalli açık olup yıkanılan yer pisliklerin döküldüğü bir mahaldir.
[14] Şaban’ın on beşinci gecesi.
[15] Yaygın kanaate göre Ramazan ayının 26’sını 27’sine bağlayan gece.
[16] Çünkü bu vakit, Müzdelife’de duruş (vakfe) vaktidir.