Skip to content

Bizde Blog

Bizde Blog Bir Karoglan Raşit Tunca Bilgi ve Resim Paylaşım Bloğudur

Primary Menu
  • ANASAYFA
  • KÜLTÜREL
    • GENEL
      • FORUM
      • HUKUK
      • EĞiTiM
      • SANAT
      • SANAL DERGi
      • WEBMASTER
    • NATUR
      • ELEMENTLER
      • BiTKiLER
      • HAYVANLAR
    • TARiH
    • COĞRAFYA
    • BiYOLOJi
    • TEKNOLOJi
    • FiZiK
    • KiMYA
    • ANATOMi
    • SAĞLIK
  • EDEBiYAT
    • GRAMATiK
    • BiYOGRAFi
    • MAKALE
    • HiKAYE
    • ŞiiR
    • BOOK
      • TEXT KiTAPLAR
      • PDF KiTAPLAR
      • EPUB KiTAPLAR
    • SÖZ
      • ATASÖZLERi
      • GÜZEL SÖZ
      • iLAHi SÖZLERi
      • ŞARKI SÖZLERi
  • DiNi
    • VAAZ&SOHBET
      • TEXT VAAZ
      • SESLi VAAZ
      • ViDEOLU VAAZ
    • DiNi BiLGi
    • AKAiD
    • KURAN
    • HADiS
    • FIKIH
    • iBADET
    • KIYAMET
  • DiN BÜYÜKLERi
    • PEYGAMBERLER TARiHi
    • Hz MUHAMMED
    • DÖRT HALiFE
    • ASHABI KiRAM
    • MEZHEB iMAMLARI
    • HADiS iMAMLARI
    • EVLiYAi KiRAM
  • TASAVVUFi
  • DUA&ZiKiR&SALAVAT
  • FOTO&GRAFiK
    • TEMALI RESiMLER
    • WALLPAPER
    • FON RESiM
    • DiNi RESiM
    • JPG RESiM
    • PNG RESiM
    • GIF RESiM
    • 3D GRAFiK
    • E-KART
Light/Dark Button
Subscribe
  • Home
  • 2022
  • Eylül
  • 10
  • Sabun Eilimizdeki Kiri Nasıl Temizler?
  • FiZiK
  • KiMYA
  • KÜLTÜREL
  • SAĞLIK

Sabun Eilimizdeki Kiri Nasıl Temizler?

Raşit Tunca 10 Eylül 2022 11 minutes read
Sabun-Elimizi_Nasil_Temizler

Sabun Eilimizdeki Kiri Nasıl Temizler?

Ellerimizi sabunla yıkadığımızda kir, sabun moleküllerinin etkisiyle çözünerek su içinde yüzmeye başlar. Akan su ile birlikte çözünen kirler elden uzaklaşır.

Magnezyum ve Kalsiyum tuzları yönünden zengin olan sert sularla yapılan yıkamalarda sabun anyonu bu iyonlarla çözünmeyen tuzlar meydana getirerek çöker. Sudaki sertliğe sebep olan bu iyonların hepsinin çökmesinden sonra köpük oluşarak temizleme işlemi başlamış olur.

Her sabun kireç gibi bir alkali madde ile bir çeşit yağın karışımıdır. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda (NaOH) kullanılıyor. Keçi yağı yerine de, sığır ve koyun yağlarından elde edilen don yağları, hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen yağlar kullanılıyor.

Alkali ve yağdan meydana gelen sabun da anne ve babasının özelliklerini taşır. Yani bir taraftan yağı severken diğer taraftan suyu sever. Sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çeker. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanır. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararlar suyla birleştirirler ve artık çözünemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzaklaşır giderler. Ellerin kurulanması ile de bakterilerin çok sevdiği nemli ortam ortadan kalkmış olur.

Sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır. Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir.

Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır. Romalılar sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kireç elde etmiş, bu ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp sonra da karıştırmışlardır. Oluşan gri çamuru sıcak su dolu bir kazana dökerek keçi yağı ile saatlerce karıştırarak kaynatmışlardır. Kirli kahverengi kalın bir tabaka oluşunca, soğumaya bırakmışlardır. Soğuma sonucu sertleşen tabakayı parçalara bölerek sabun olarak kullanmışlardır.

Ellerimizi sadece suyla yıkadığımızda kirlerin bir kısmı uzaklaşsa da su molekülleri yağ ve benzeri kirleri çözemediği için ellerimiz tam anlamıyla temizlenmiş sayılmaz. Bir maddenin diğerini çözebilmesi için bu maddelerin benzer yapıda olması gerekir. Başka bir deyişle polar maddeler polar çözücülerde, apolar maddeler ise apolar çözücülerde çözünür. Hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan polar su (H2O) molekülleri genellikle yağ ve benzeri maddelerden oluşan apolar kirleri çözemezler. Bu nedenle ellerimizi temizlemek için sabuna ihtiyaç duyarız. Sabun molekülleri polar ve apolar olmak üzere iki kısımdan oluşur. Sabun molekülünde baş kısım polar, kuyruk kısmı ise apolardır. Ellerimizi yıkarken sabunun uzun hidrokarbon zincirlerinden oluşan apolar kısımları yine apolar olan kirlere tutunur hatta onları çevreler, polar kısımları ise su molekülleri ile etkileşir. Etrafı sarılan yağ tanecikleri birbirlerinden ayrılarak su içerisinde dağılırlar. Böylece yüzeyden ayrılan yağ molekülleri su ile birlikte kolaylıkla akıp gider.

Aslında sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır.

Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir.

Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu’da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır.

Romalılar sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kireç elde etmiş, bu ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp sonra da karıştırmışlardır. Oluşan gri çamuru sıcak su dolu bir kazana dökerek keçi yağı ile saatlerce karıştırarak kaynatmışlardır. Kirli kahverengi kalın bir tabaka oluşunca, soğumaya bırakmışlardır. Soğuma sonucu sertleşen tabakayı parçalara bölerek sabun olarak kullanmışlardır.

İşte sabun budur. Her sabun kireç gibi bir alkali madde ile bir çeşit yağın karışımıdır. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda kullanılıyor. Keçi yağı yerine de, sığır ve koyun yağlarından elde edilen don yağları, hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen yağlar kullanılıyor.

Alkali ve yağdan meydana gelen sabun da anne ve babasının özelliklerini taşır. Yani bir taraftan yağı severken diğer taraftan suyu sever. Sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çeker. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanır. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararlar suyla birleştirirler ve artık çözünemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzaklaşır giderler. Ellerin kurulanması ile de bakterilerin çok sevdiği nemli ortam ortadan kalkmış olur.

Günümüzün modern marketlerinde ise sabunun, bazı katkı maddeleri, boyalar, parfümler, deodorantlar, bakteri giderici maddeler, kremler, losyonlar ve reklamlarda söylenilen diğer maddeler eklenmiş hali ile karşılaşıyoruz. Şampuan, diş macunu, tıraş kremi ve kozmetikler, sabunun sodyumun değişik bileşikleri ile yapılmış diğer adlarıdır. Eğer kostik soda yerine potasyum kullanılırsa, daha yumuşak olan sıvı sabun elde edilir.

Ellerimizi sabunla yıkadığımızda kir, sabun moleküllerinin etkisiyle çözünerek su içinde yüzmeye başlar. Akan su ile birlikte çözünen kirler elden uzaklaşır.

Magnezyum ve Kalsiyum tuzları yönünden zengin olan sert sularla yapılan yıkamalarda sabun anyonu bu iyonlarla çözünmeyen tuzlar meydana getirerek çöker. Sudaki sertliğe sebep olan bu iyonların hepsinin çökmesinden sonra köpük oluşarak temizleme işlemi başlamış olur.

Her sabun kireç gibi bir alkali madde ile bir çeşit yağın karışımıdır. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda (NaOH) kullanılıyor. Keçi yağı yerine de, sığır ve koyun yağlarından elde edilen don yağları, hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen yağlar kullanılıyor.

Alkali ve yağdan meydana gelen sabun da anne ve babasının özelliklerini taşır. Yani bir taraftan yağı severken diğer taraftan suyu sever. Sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çeker. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanır. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararlar suyla birleştirirler ve artık çözünemez hale getirirler. Musluktan akan su ile de uzaklaşır giderler. Ellerin kurulanması ile de bakterilerin çok sevdiği nemli ortam ortadan kalkmış olur.

Sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değildir. Normal bir deri üzerinde, ölü deri hücreleri, kurumuş ter, çeşitli bakteriler, yağlı ifrazatlar ve toz vardır. Sabunun özelliği, mekanik olarak derimizin üzerinden bunların alınmasını sağlamasıdır. Suyu ve yağı (ne yağı olursa olsun) aynı kaba koyarsanız birbirlerine hiç karışmazlar aksine su ve yağ molekülleri arasında birbirlerini iten bir güç vardır. Elimizi sadece su ile yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası, suyun derimize temasına mani olur, onu dağıtır ve tam anlamı ile temizlik sağlanamaz. İşte burada sabun devreye girer ve aracılık rolünü üstlenir.

Sabunun bilinen tarihi 2000 yıldan da öncesine uzanır. Hatta Anadolu da 4000 yıl evvel Hititlerin yaktıkları bitkilerin külleri ile ellerini temizledikleri bilinmektedir. Sabun, tarihinin her döneminde ucuz ve kolay bulunabilen malzemelerden yapılmıştır. Romalılar sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kireç elde etmiş, bu ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp sonra da karıştırmışlardır. Oluşan gri çamuru sıcak su dolu bir kazana dökerek keçi yağı ile saatlerce karıştırarak kaynatmışlardır. Kirli kahverengi kalın bir tabaka oluşunca, soğumaya bırakmışlardır. Soğuma sonucu sertleşen tabakayı parçalara bölerek sabun olarak kullanmışlardır.

Günümüzün modern marketlerinde ise sabunun, bazı katkı maddeleri, boyalar, parfümler, deodorantlar, bakteri giderici maddeler, kremler, losyonlar ve reklamlarda söylenilen diğer maddeler eklenmiş hali ile karşılaşıyoruz. Şampuan, diş macunu, tıraş kremi ve kozmetikler, sabunun sodyumun değişik bileşikleri ile yapılmış diğer adlarıdır. Eğer kostik soda yerine potasyum kullanılırsa, daha yumuşak olan sıvı sabun elde edilir.

Atalarımız hiç sabun kullanmazlardı.Sabunun yerine kül, kil veya bitki özleri kullanırlardı. İlkçağ’da artık iyice bilinen sabun, ancak 1850′den itibaren sanayide büyük ölçüde üre*tilmeye başladı ve gerçek anlamıyla kullanılmaya başlandı.

Evlerimizde kullanılan sabunlar, doğada bulunan bitkisel ve hayvani yağlardan elde edilen yağ asitlerinin tuzlarıdır Serbest şekilde bulunan karboksilli asitlerden de çeşitli sabunlar yapılabiliyor. Sentetik temizleme maddelerinin kullanıldığı 1930 dan itibaren aynı manada kullanılan sabun ve deterjan kavramları birbirinden ayrılmıştır.

Sabun, Osmanlı Devleti’nde ’sabunhane’ denilen ve imalathanelerde geleneksel yöntemlerle üretimi yapılıyordu. Sabunun hammaddesi zeytinyağı ve içyağıydı. Ekonomik değeri olan ve tercih edilen sabunlar zeytinyağından yapılanlarındandır.. Osmanlı İmparatorluğu’nda sabun üretimi yapılan yerlerin başında zeytin yağının bol olduğu yerler olan Batı Anadolu ve Adalar, Şam, Halep ve Namlus geliyordu. O dönemde en fazla sabun üreten merkezler ise Midilli ve Girit Adaları, Ayvalık, Edremit, Kemer Edremit, İzmir, Kızılcatuzla, Yunda Acası ve Urla’ydı. Buralarda imal edilen sabunun büyük bir bölümü, saray, ordu ve İstanbul halkının ihtiyacını karşılamak üzere ‘Dersaadet tahsisatı’ olarak ayrılırdı.

Piyasada kalıp dediğimiz küçük parçalar halinde sunulan tuvalet sabunları bulunur.Ev işlerinde kullanılmak üzere beyaz veya yeşil sabunlar kullanılır.Geniş yüzeyleri temizlemek üzere Arap sabunu daha etkilidir. Hassas kumaşlar ve çamaşırların yıkanmasında kullanılan toz deterjanlar ve onlara oranla daha yumuşak toz sabun da vardır.

Temizleme Tozları ve deterjanlar:

Sabun, daha önceki temizleme yöntemlerine göre büyük bir ilerleme olmakla birlikte, petrolden elde edilen modern temizleme tozları (deterjanlar) kadar etkili değildir. Bu tozların ustaca hazırlanmış bileşimi her çeşit lekeyi çıkartacak niteliktedir (önceleri sabunlara katılan enzimler lekeleri eritip yok ediyordu, ama vücut için zararlıydı). Gene de sabun, vücut temizliği gibi aşırı bir temiz*lemeye gerek görülmeyen yerlerde çok yararlıdır. Tuvalet sabunlarına çoğu zaman, değişik maddeler (boyalar, kokular, asitleştiriciler, yumuşatıcı, ferahlatıcı maddeler, koku gidericiler) katılır; bunların bazen tehlikeli olabildiği bir gerçektir.

About the Author

Raşit Tunca

Administrator

Visit Website View All Posts
Post Views: 316

Post navigation

Previous: Paraben Nedir ne işe yarar, Parabenin zararları nelerdir, Paraben neden kullanılır, Raf ömrünü uzatmak
Next: Beyinden Beyine İletişim kurulabilirmi, Başkasının beynini okuya bilirmiyiz, Beyinden beyine düsünce

Related Stories

diyagram-gobeklitepe-8977371
  • KÜLTÜREL
  • TARiH

Göbekli Tepe: Tarihin Sıfır Noktasında Bir Devrim

Raşit Tunca 27 Şubat 2026
Osmanlı Padişahları
  • FOTO&GRAFiK
  • JPG RESiM
  • KÜLTÜREL
  • TARiH
  • TEMALI RESiMLER

Osmanlı Padişahlarının Tümünün Resimleri Listesi

Raşit Tunca 1 Şubat 2026
freepik__a-festive-1x1-image-depicting-a-traditional-turkis__20271
  • EDEBiYAT
  • GENEL
  • KÜLTÜREL
  • MAKALE
  • SANAL DERGi

Türk Kültüründe Bayramlaşma ve El Öpme Geleneği

Raşit Tunca 7 Haziran 2025

Üst veri

  • Oturum aç
  • Kayıt akışı
  • Yorum akışı
  • WordPress.org

AYET

“Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır”
ENBİYA Suresi 105

SÖZ

“ iSLAM OKUMAK YAZMAK YADA ÇiZMEK DEĞiLDiR, Yahutta O Hadis şöyle, Bu Ayette böyle diyor Diye Papağanlıkda Değildir. islam Kuranı ve sünneti HAYATINA TATBiK edip, Onunla Yaşayabilmekdir”
(Karoglan Raşit Tunca Sözü)

Dost Sayfalar-1

  • Bizde Forum
  • Fikrettimki
  • Kadranımdakiler
  • Raşidi Tarikatı

SAYAC

424916
Users Today : 414
Users Yesterday : 1113
This Month : 8110
This Year : 77061
Total Users : 424915
Views Today : 966
Total views : 1858125
Who's Online : 5
Your IP Address : 216.73.217.165
Server Time : 2026-06-13

You May Have Missed

PNG Gül Resimi Rose  V080620261653-N2
  • FOTO&GRAFiK
  • PNG RESiM

PNG Gül Resimi – PNG Rose – V080620261653

Raşit Tunca 9 Haziran 2026
PNG Gül Resimi Rose  V080620261534-N1
  • FOTO&GRAFiK
  • PNG RESiM

PNG Gül Resimi – PNG Rose – V080620261534

Raşit Tunca 9 Haziran 2026
PNG Purple Vector Rose  V080620260130-N1
  • FOTO&GRAFiK
  • PNG RESiM

PNG Vector Gül Resimleri V080620260130

Raşit Tunca 9 Haziran 2026
PNG Vector Gül Resimi  V070620261445-N15
  • FOTO&GRAFiK
  • PNG RESiM

PNG Vector Gül Resimleri V070620261445

Raşit Tunca 9 Haziran 2026
Copyright © 2026 All rights reserved. | ReviewNews by AF themes.